YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9857
KARAR NO : 2014/13005
KARAR TARİHİ : 26.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu gerivermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, Zile İlçe İdare Kurulu’nun 16.10.2003 tarih ve 1122 sayılı kararıyla ailesi ve kendisi için yeşil kart aldığı, bu kartların süresinin kanunen bir yıl olduğu, suça konu yeşil kartlarla ilgili vize işleminin 4.11.2004 tarihinde yapıldığı ve bu şekilde sanık ve ailesinin kartları kullanmaya devam ettikleri, bu tarihten sonraki vize işlemi sırasında yapılan araştırma sonucunda sanık ve ailesine ait yeşil kartların Zile İlçe İdare Kurulu’nun 08.12.2005 tarih ve
737 sayılı kararıyla iptal edildiği, yeşil kartların henüz iptal edildiği bu tarihte sanığın eşi …’i rahatsızlanması nedeniyle sağlık ocağına götürdüğü, burada vize işleminin yerine getirilmediğinin görülmesi üzerine bu işlerden sorumlu olan tanık Doktor … tarafından o an için mağduriyetin giderilmesi amacıyla bilahare vize işlemi için gerekli koşulların yerine getirilmesi gerektiği hatırlatılarak şeklen …’in sağlık cüzdanının vize işleminin yapıldığı olayda, suça konu yeşil kartlardaki tahrifatın aldatma kabiliyetine haiz olmadığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşumu için gerekli olan hileli bir hareketin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.