Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/29550 E. 2014/19772 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29550
KARAR NO : 2014/19772
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık hakkında Yunanistan ülkesine göçmen kaçakçılığı yapacağı yönünde ihbar alınması üzerine Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından, sanığın sevk ve idaresindeki araca takip başlatıldığı, sanığın takibi fark ederek göçmenleri yol üzerinde indirdiği ve araçla kaçmaya başladığı, yapılan tüm uyarı ve ikazlara rağmen durmadığı, yol üzerinde kırmızı ışıkta beklemekte olan mağdur ve şikayetçinin aracına çarparak kendisine yol açmaya ve kaçmaya çalıştığı esnada yakalandığı, bu suretle sanığın mağdur ve şikayetçinin araçlarına çarparak mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın tevilli ikrarı, mağdur kırmızı ışıkta durması gerekirken ve şikayetçi beyanları, yakalama tutanağı, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde isabetsizlik bulunmamıştır. Sanığın, ikazlara rağmen kaçmak ve kendi aracının geçmesi için yol açmak amacıyla süratle gelip, kırmızı ışıkta beklemekte olan mağdur ve şikayetçinin aracına çarpması ve olayın mağdurunun polis ekibi değil sivil kişiler olması nedeniyle, tebliğnamede belirtilen; sanığın mala zarar verme kastı bulunmadığı ve eyleminin görevi yaptırmamak için direnme kapsamında değerlendirilmesi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 26/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞIOY
Göçmen kaçakçılığı yaptığı şüphesiyle yakalanmak isteyen sanığın güvenlik güçlerince yapılan takip sırasında kurulan barikata kendisinden önce gelerek bekleme yapan araçların arasından geçerek kaçmak isterken mağdur ve müştekinin araçlarına çarparak zarar vermesi şeklindeki eyleminin kasıtlı zarar vermek amacıyla yapılmadığı, olayın taksirle meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mala zarar verme suçunun manevi unsurunun “kast” olması olayın ise taksirle meydana gelmiş bulunması nedeniyle mala zarar verme suçunun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Sayın çoğunluğun mahkûmiyet hükmünün onanması yönündeki düşüncesine katılmıyorum.