YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19756
KARAR NO : 2014/13020
KARAR TARİHİ : 26.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, … Camii Mahallesi … Çay Ocağı önüne tezgah açıp halı ve eşofman satan müştekinin yanına giderek 33 TL değerinde iki adet eşofman satın aldığı, akabinde Afganistan’da çalışırken kazandığını belirttiği kur değeri düşük olan Kırgızistan parasını müştekiye vererek 73 TL değerinde olduğunu söylediği, buna inanan müştekinin iki adet eşofman ile para üstü olarak 40 TL’yi sanığa verdiği, bilahare müştekinin suça konu parayı bozdurmak istediğinde 187 kuruş ettiğini öğrenerek dolandırıldığını anladığının iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ile tanık ifadesi, teşhis tutanağı, merkez bankasına ait yazı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. Maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “12 gün”, ”4 gün”, “3 gün“ ve “90 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “5 gün“, “1 gün”, “1 gün“ ve “20 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.