YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5136
KARAR NO : 2014/20841
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin işyerini telefonla bir şahsın aradığı, adının … olduğunu söyleyen şahsın kendisini … Aksesuar isimli işyerinin sahibi olarak tanıttığı, işyerinin adresini ve telefonunu da vererek kendisine 2 adet telsiz gerekli olduğunu ve telsiz almak istediğini, telsizleri almak için kızını gönderebileceğini söylediği, şikayetçinin böyle durumlarda şirket sahiplerine tutanak karşılığı telsizleri teslim edebileceklerini bildirmesi üzerine, öğle saatlerinde kendisini …’ün gönderdiğini söyleyen tanık …’ın geldiği ve …’ü de arayıp teyit alarak 2 adet telsizi …’a verdiği, daha sonra tanık …’ın şikayetçinin iş yerine giderek tanımadığı iki şahsın … semtinde telsizleri kendisinden aldığını ve kendisini kahvehaneye gönderdiklerini, uzun süre beklemesine rağmen, kendisini arayıp soranın olmadığını söylediği, bunun üzerine şikayetçinin sanığın iş yeri adresi olarak bildirdiği iş yerinin sahibinin …olduğunun tespit edildiği ve …’in olayla bir ilgisinin bulunmadığını, telsiz ihtiyacı olmadığını ve telsiz almadığını, verilen telefon numarasının kendisine ait olmadığını söylediği, telsizleri alan …’ın yüzleştirmede …’i tanımadığı,…Reklamcılık isimli iş yerinde çalışan sanığın …’ın tarifine uyması üzerine, …’ın yüzleştirmede sanığı teşhis ettiği, sanığın bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanıklar beyanı, teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “120 gün”, “100 gün” ve “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ile temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.