YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5118
KARAR NO : 2014/20699
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, …’de ikamet ettiği, sanık …’ı da yanına alarak ,34-35 adet altın gibi görünen ancak altın olmayan küpeleri altın olduğunu iddia ederek bozdurmak amacıyla …’dan yola çıktığı, 02.05.2008 günü …’na gelen sanıkların sahte küpeleri bozdurmak üzere anlaşarak sanık …’ın bir çift küpeyi mağdura ait … isimli kuyumcuda bozdurduğu ve karşılığında 130TL’ yi alıp diğer sanığa verdiği olayda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça konu adli emanette kayıtlı sahte altınların 5237 sayılı TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilip, “Sahte Madeni Paraların ve Sikkelerin İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesine de karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “Adli emanetin 2008/227 sırasına kayıtlı bir çift sahte küpenin delil olarak dosyada saklanmasına” ibaresinin tamamen çıkartılarak yerine, “ Adli emanetin 2008/227 sırasında kayıtlı bir çift sahte küpenin 5237 sayılı TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine, bu sahte küpelerin “Sahte Madeni Paraların ve Sikkelerin İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.