Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4701 E. 2014/20702 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4701
KARAR NO : 2014/20702
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, sikayetçi …’ın evine gelerek dedesi… babasına selam getirdiğini söylediği, …’ın da sanığı eve davet ettiği, sohbet sırasında sanığın Alman Hastanesinin muhasebesini tuttuğunu, yakında yeni bir hastanenin daha açılacağını, buraya çeşitli işler için eleman alınacağını belirttiği, bunun üzerine …’ın oğlu olan diğer şikayetçi …’ın bu işlerde çalışabileceğini beyan ettiği ve …’ın oğlu …’ı arayarak konuyu ilettiği, sanığın … ile ertesi gün görüştüğü, gerekli evrakları hazırlayarak teslim etmesini söylediği, sanıkla …’ın ertesi gün tekrar bir araya geldikleri, sanığın masraflar için … dan 350-400 TL para talep ettiği, ancak … 100 TL parası olduğunu beyan ettiği ve bu parayı sanığa verdiği, sanığın aynı gün …’ın evine gittiği ve ondan da …’ın işe yerleştirilmesi için masraf adı altında 250 TL para aldığı, ancak …’ı işe yerleştirmediği ve ortadan kaybolduğu, sanığın iş bulma vaadi ile ve hileli davranışlarla şikayetçileri hataya düşürerek kendisine haksız menfaat sağladığı ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Hükmün gerekçesinde, “Suçun işleniş biçimi, suçun işlenilmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, zararın ve tehlikenin ağırlığı ve kastın ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki” nazara alınarak TCK’nın 61.maddesi gereğince sanık hakkında ki temel cezanın takdiren ve teşdiden tayin edildiğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.