YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5037
KARAR NO : 2014/20723
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’ın 10/09/2004 ile 22/06/2005 tarihleri arasında katılan … isimli firmada çalıştığı … ve ilçelerindeki müşterilere mal teslimi ve tahsilat yapmak üzere görevlendirildiği, sanığın şirket müşterilerinden olan … ve …’den nakit olarak para tahsilatı yaptığı halde tahsilatı şirkete vermediği gibi… adına 745,05 TL bedelli ve … adına 1.490 TL bedelli düzenlenme tarihi bulunmayan sahte senetler düzenlediği ve bu senetleri söz konusu müşterilerden almış gibi katılan şirkete verdiği, sanığın sonrasında diğer katılan … isimli firmada 20.10.2006 ile 22.01.2007 arasında çalıştığı, burada da müşterilere mal teslimi ve tahsilat yapmak üzere görevlendirildiği, sanığın bu sefer firmanın müşterilerinde toplamda 8.298,44 TL ve 500 Euro tahsilat yaptığı halde, bu tahsilatları şirkete vermeyerek uhdesinde tuttuğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde,
02/05/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilene mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
a-Sanığın … Tic. Ltd. Şti’ ye karşı işlediği hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükümde,
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz karar verilmesi ve sanığın çalıştığı dönemlere ilişkin katılan şirketin defter ve belgeleri üzerinde gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak tahsil edip şirkete vermediği para miktarının tespitinden sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
b-Sanığın … Sanayi A.Ş.’ye karşı işlediği hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükümde,
Sanığın katılan şirkette pazarlama elamanı olarak çalıştığı dönem içerisinde tahsil ettiği paraları şirkete vermediği, bazı müşterilerden tahsil ettiği para yerine müşteriler adına sahte bono düzenlemek suretiyle şirkete vermesi eylemleri nedeniyle hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/16498 sayılı soruşturma evrakının bulunduğu ve bu soruşturma evrakı nedeniyle 16.08.2005 tarihli ayırma kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında çalıştığı dönem içerisinde katılan şirkete karşı işlediği tüm suçlar nedeniyle açılan soruşturma dosyalarının akıbetlerinin araştırılıp, kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise derdest olup olmadığı, karara bağlanmış olanların dosyalarının incelenerek dosya arasına alınması, derdest olanların ise birleştirilerek suç tarihinin ve buna göre uygulanacak TCK’nın tespiti ile sanığın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.