YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4749
KARAR NO : 2014/20882
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, …. Noterliğinde 08.03.2007 tarihinde düzenlenen finansal kiralama sözleşmesi ile katılan şirketten bir adet balya makinası ile bir adet kabinli traktör kiraladığı ancak taksitlerini süresinde ödememesi üzerine, katılan şirket tarafından sanık aleyhine… Noterliğinden 26.03.2008 tarihinde, borcunu altmış günlük yasal süre içerisinde ödemesi, aksi takdirde yasal sürenin bitiminden itibaren üç gün içerisinde kira sözleşmesine konu makinaları teslim etmesi hususunda ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin 09.04.2008 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, sanık tarafından kira borcu ödenmediği gibi balya makinası ile traktörün teslim edilmediği, bu suretle sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın ikrarı, noter belgeleri, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53/3. maddesi gereğince, mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun’un 53/1. maddesinin uygulanamayacağı hususu gözetilmeyerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarıca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi çıkarılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.