Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3399 E. 2014/19849 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3399
KARAR NO : 2014/19849
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın sahte olduğunu bildiği 4 adet altın görünümlü künyeden bir adedini hükmü temyiz etmeyen sanıklardan …’e, üç adedini de sanık …’a verdiği ve künyelerin sahte olduğunu, bunları Kayseri sarraflar çarşısında bozdurmalarını, kendilerine bunun karşılığında pay vereceğini söylediği, sanık …’ın, bu künyelerden bir tanesini Beyoğlu Sarraf isimli işyerinde çalışan şikayetçi …’e bozdurmak istediğini söylediği, şikayetçinin, bu künyenin sahte olduğunu anlamayarak satın alıp sanığa künyenin karşılığında bir adet yarım altın ve 452,00-TL para verdiği, sanık …’in ise sahte künyeyi, Somtaş Sarraf isimli işyerinde çalışan şikayetçi …’e bozdurmak üzere verdiği, şikayetçinin, künyenin sahte olduğundan şüphelenerek sanığa biraz beklemesini söyleyerek künyeyi Altın Ayar Evine götürerek kontrol ettirmesi üzerine sanık …’in yakalandığı sanıkların şikayetçi …’e bozdurdukları künyenin Altın Ayar evinde başka altınlarla birlikte
eritilmiş olması nedeniyle ele geçirilemediği, sanık …’nın bozdurmak istediği künyenin ele geçtiği, bu künye üzerinde …Altın Ayar Evi tarafından yapılan incelemede altın veya gümüş olmadığının belirlendiği, Sanıkların yakalandıktan sonra şikayetçi …’i dolandırmak suretiyle aldıkları paraları ve bir adet yarım altını şikayetçiye teslim edilmek üzere kolluğa verdikleri, ayrıca bu para ve altını hangi kuyumcudan aldıklarını kolluğa göstererek şikayetçiye iadesini sağladıkları, olayda;
Sanık …’nın eyleminin azmettirmek suretiyle şikayetçi …’e karşı dolandırıcılık, şikayetçi …’e karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Şikayetçi …’e karşı gerçekleştirilen eylemin teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması koşulları oluşmadığı halde söz konusu madde ile indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında her iki şikayetçiye karşı eylemi nedeniyle temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
2-Hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilme adli para cezası ve doğrudan verilen adli para cezasının toplanamayacağı ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilme adli para cezası ve doğrudan verilen adli para cezasının gün olarak toplandıktan sonra TL cinsinden adli para cezasına çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında şikayetçi …’e karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün” , “20 gün” ve ” 16 gün” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün” , “ 1 gün” ve “ 1 gün” adli para cezası ibaresinin eklenmek ve aynı hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 50/1a ve 52/2 maddelerinin uygulanmasına ilişkin paragrafların tamamen çıkartılarak yerine “Sanık hakkında verilen 3 ay 10 gün kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın sosyal ve ekonomik durumu, kişiliği, yargılama sürecindeki pişmanlık ve suçun işlenme özellikleri dikkate alındığında 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a ve 52/ 2 maddeleri uyarınca 1 gün karşılığı takdiren 20,- TL’den hesaplanarak 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”, paragrafı ve “Sanık hakkında verilen “1 gün” adli para cezası 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca 1 gün karşılığı takdiren 20,TL’den hesaplanarak “20,TL” adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesi eklenmek sanık hakkında şikayetçi …’e karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün” , “20 gün” ve ” 7 gün” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün” , “ 1 gün” ve “ 1 gün” adli para cezası ibaresinin eklenmek ve aynı hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 50/1a ve 52/2 maddelerinin uygulanmasına ilişkin paragrafların tamamen çıkartılarak yerine “Sanık hakkında verilen 1 ay 10 gün kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın sosyal ve ekonomik durumu, kişiliği, yargılama sürecindeki pişmanlık ve suçun işlenme özellikleri dikkate alındığında 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a ve 52/ 2 maddeleri uyarınca 1 gün karşılığı takdiren 20,- TL’den hesaplanarak 800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”, paragrafı ve “Sanık hakkında verilen “1 gün” adli para cezası 5237 sayılı TCK’nın 52/ 2 maddesi uyarınca 1 gün karşılığı takdiren 20,TL’den hesaplanarak “20,TL” adli para cezası ile cezalandırılmasına”cümlesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.