Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4848 E. 2014/20791 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4848
KARAR NO : 2014/20791
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın aslen…olduğu, fakat … ilçesinde yaşadığı, memleketinden tanıdığı sanığın 15/12/2007 tarihinde …’a katılanın yanına gittiği, …’a biber getirdiğini, tesadüfen…’a uğradığını söyleyerek katılanın evinde misafir olduğu, sohbet esnasında katılana emekliliğine ne kadar kaldığını sorduğu, katılanın da 4 yılı kaldığını söylemesi üzerine sanığın, SSK’da tanıdığı olduğunu, askerlik boçlanması yaparak kendisini erken emekli edebileceğini söyleyerek telefonla bir kadını aradığı, telefonu hoparlör moduna alarak katılana da dinlettiği, bayanla yaptığı konuşmada katılanın işinin olup olmayacağını sorduğu ve telefondaki kadının yardımcı olabileceğini söylediği, katılana askerlik borçlanması için para gerekeceğini söyleyen sanığın Buldan’dan ayrıldığı, 17/12/2007 tarihinde katılanı telefon ile arayarak askerlik borçlanması için toplam 2.700 TL istemesi üzerine, katılanın aynı tarihte 1.450 TL, daha sonra 25/12/2007 tarihinde 440 TL, 31/12/2007 tarihinde 590 TL olmak üzere toplam 2.480 TL’yi sanığa PTT kanalı ile havale ettiği, bir süre işlerinin yürümesini bekleyen katılanın yaptığı araştırmada emeklilik işlemlerinin gerçekleştirlmediğini öğrendiği anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “50 gün” ve “1.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/12/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.