YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17095
KARAR NO : 2017/307
KARAR TARİHİ : 18.01.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki dava sonucunda mahkemece kurulan hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ na eklenen geçici 4/2. maddesi uyarınca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin davanın reddine dair 22/01/2013 gün, 2012/781 esas ve 2013/55 sayılı ilk kararı, Dairemizin 26/03/2014 gün, 2013/7831 esas ve 2014/5058 karar sayılı ilamı ile; ”…Davalının konuşmalarında geçen ve “evet” oyu veren % 58’lik kesimin içinde davacının yer almadığını iddia etmek davacının üyesi olduğu partinin eylemleri ve davacının sıfatı ile bağdaşmaz. Şu durumda davalının sözlerinin, Anayasa değişikliği teklifini yapan, değişiklik için “evet” oyu kullanılması için kampanyalar düzenleyen partinin milletvekili olan davacıya yönelik olduğunun kabulü, sözlerin davacıya da matuf olduğu gözetilerek işin esasına girilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine, mahkemece 23/02/2016 gün, 2014/460 esas ve 2016/190 sayılı kararla; önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Dairemizce, yerel mahkemenin ilk kararında direnmesi üzerine yapılan incelemede; davalının panelde ve TV programındaki ifadelerinin tamamı incelendiğinde davacının isminin ve sıfatının belirtilmediği, davacının parti politikaları doğrultusunda çalışma yapmasının matufiyet unsurunun gerçekleşmesi için yeterli olmadığı, bu halde davalının ifadelerinin davacıya matuf olmadığı, açıklanan nedenlerle direnme kararının doğru olduğu anlaşılmakla davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile 6763 sayılı Kanunu’nun 45.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’na eklenen geçici 4/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Kararının onanması gerekir ise de, bozulmuş bulunduğundan Dairemizin 26/03/2014 gün, 2013/7831 esas ve 2014/5058 karar sayılı ilamının yukarıda yazılı olan gerekçe ile kaldırılmasına, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan
kararın ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.