YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17480
KARAR NO : 2017/6355
KARAR TARİHİ : 21.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı idare vekilinin temyiz istemine gelince,
Dava konusu ….. ilçesi ….Mahallesi 463 parsel sayılı taşınmazın 2137 metrekarelik kısmının kadastro öncesinde yol olarak kamulaştırıldığı ve kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan 6830 sayılı yasa hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiği tüm dosya kapsamı ile sabittir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi uyarınca, kesinleşen kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Bu durumda yol olarak kamulaştırma işlemleri tamamlanan ve eylemli olarak yola dönüştürülen taşınmaz kamu orta malı sayılacağından kazandırıcı zamanaşımı veya zilyetliğe dayanılarak tescili mümkün olmadığı gibi 4721 sayılı TMK. nun 999. (743 Sayılı Medeni Kanunun 912.) maddesi ile Kadastro Kanununun 12. ve 16. maddeleri gözetildiğinde özel mülkiyet şeklinde tapuya tesciline olanak yoktur.
Açıklandığı üzere yol olarak kamulaştırılan ve kamulaştırma işlemleri kesinleşen taşınmazla ilgili davanın açıklanan hususlar gözetilerek reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.