Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3463 E. 2014/19908 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3463
KARAR NO : 2014/19908
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlendiği dosya kapsamından anlaşılmakla; TCK’nın 43.maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Mağdur (şikayetçi)…’in de temsil ve ilzâma yetkilisi olduğu … Turizm…Ltd ticari ünvanlı şirkete bağlı olarak faaliyet gösteren “… Köy Sofrası” adlı işyerinde 01.09.1995 tarihinden beri çeşitli kademelerde çalışan ve en son işyerinin fiili-sorumlusu olduğu belirtilen sanığın; işyeri tarafından (sipariş ve tahsilatı takip için) seri numaralarını havi olarak bastırılmış ve henüz “kullanım sırası gelmemiş” olan “adisyon” koçanlarından (950 seri no’su ile başlayan 50’şer yapraklı) iki adetini alıp, mağdur … tarafından takip edilmeye başlandığı 27,28 Şubat ve 1 Mart 2010 tarihlerinde, müşterilere “sıra dışı” olarak açılan adisyonlarla alınan siparişler sonrası bu adisyonlara göre tahsil edilen paraları işyeri kasasına intikal ettirmemesi, sözkonusu adli emanete alınan adisyonları yırtıp çöpe atması (951,952,955,957 seri no’lu) eylemlerinin “zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası gereğince, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendi bakımından getirilen hak yoksunluğunun, sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğu gözetilmeden (c) bendinin tamamını kapsar biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının dördüncü paragrafının çıkartılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı sair haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/11/2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.