YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20038
KARAR NO : 2017/925
KARAR TARİHİ : 31.01.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin Taliki veya İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Borçlu vekili müvekkili aleyhine Sayıştay ilamında belirlenen alacağın tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığını, Sayıştay kararları ilam niteliği taşımadığından ilamlı takibe konu edilemeyeceğini, dayanak kararın kendilerine tebliğ edilmediğinden kanun yollarına başvuru hakkının ve dolayısıyla savunma hakkının kısıtlandığını, ayrıca borcun tamamına itiraz ettiğini belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkeme’ce Sayıştay ilamlarının ilamların icrasına özgü takip usulü ile icra edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline dair verilen hüküm alacaklı vekilinin temyizi üzerine Daire’ce eda hükmü içeren ve kesinleşen Sayıştay kararı ile ilamların icrası yolu ile takip yapılabileceği gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkeme’ce yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu … vekili tarafından vekiledeni aleyhine tesis edilen dayanak ek ilamın borçluya tebliğ edilmediği, bu nedenle vekiledeni tarafından ıttıla tarihine göre ek kararın temyiz edildiği ve kararın temyiz aşamasında olduğu, kesinleşmeyen Sayıştay kararlarının takibe konu yapılamayacağı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53. maddesi; ”Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra 90 gün içinde yerine getirilir…” hükmünü; Aynı Yasanın 55. maddesi ise “Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur. Bu Kurulca verilen kararlar kesindir.” hükmünü içermektedir.
Her ne kadar Dairemiz’in 2014/12657 esas, 2015/13680 karar ve …/06/2015 tarihli ilamında “…. eda hükmü içeren ve kesinleşen Sayıştay kararı ile ilamların icrası yoluyla takip yapılabileceğinden, bu yöndeki şikayetin reddi…” şeklinde bozma yapılmış ise de kesinleşen ibaresinin maddi hata sonucu yazılmış olduğu; zira, dayanak ilamın kesinleşmediğine ilişkin borçlu vekilinin iddiasının bulunduğu ve bu hususta bir takım belgeler sunulduğu anlaşılmakla, bozma ilamına uyulmasının bu nedenle kazanılmış hak bahşetmeyeceği kuşkusuzdur.
Yukarıda anılan Yasal mevzuat ışığında somut olaya bakıldığında; şikayetçi tarafa takibe dayanak ek ilamın tebliğ edilmediği ve ıttıla tarihine göre kararın şikayetçi tarafça temyiz edildiği şikayetçi borçlu vekili tarafından dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkeme’ce takip tarihi itibarıyla dayanak ek ilamın şikayetçi borçlu yönünden kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/…. maddesi gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı … gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.