Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/8136 E. 2017/2161 K. 20.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8136
KARAR NO : 2017/2161
KARAR TARİHİ : 20.02.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile maaş, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, 2002-2005 devresi ortalıktan kaynaklı kar payı ve hisse devrinden kaynaklı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, kar payına ilişkin dava tefrik edilmiş, diğer taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 1995-20.03.2012 devresinde elektrik teknikeri, işletme ve pano sorumlusu, firma ortaklarından sonra en yetkili kişi olarak 2002-2005 devresi şirket ortağı ve çalışanı olarak bir fiil çalıştığını, ücretlerinin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, asgari geçim indirimi, bir kısım aylık ücret, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işe giriş tarihinin 05.04.2000 olduğu, 24.11.2011 tarihli istifa dilekçesi vermesi üzerine 05.12.2011 tarihinde çıkışının yapıldığını, 30.12.2011 tarihinde işe ihtiyacı olduğunu beyanla tekrar işe başladığını, 23.03.2012 tarihinde izinsiz işyerini terk ettiğini, geri çağrıldığı halde gelmediğine dair 28.03.2012 tarihli tutanak düzenlendiğini, kendisi dahil tüm çalışanların maaşını kendisinin dağıttığını ayrılmadan önce eski araç vs sattığını, alacağı var ise de bu şekilde karşıladığını, kendi üzerine aldığı arabası için çekilmiş krediye ait olan taksitlerin de kendileri tarafından ödendiğini, bir alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gibi fazla çalışma, asgari geçim indirimi, bir kısım aylık ücret, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilip davalının mahsup istemi reddedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalı nezdinde geçen hizmet süresi ve ara dönemde davacı istifasının olup olmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Davalı, davacının 24/11/2011 tarihinde istifası üzerine 05/12/2011 de işten çıkışının yapıldığını, davacının başvurusu üzerine 30/12/2011 de yeniden işe alındığını savunmuştur.
Mahkemece ” yaklaşık 8 yıllık kıdemi olan ve tek geçim kaynağı işyerinden aldığı ücret ile ekleri olan işçinin mantıklı bir gerekçe olmaksızın istifa etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı dikkate alınarak, dosyaya sunulan dilekçenin geçerli bir istifa olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı” gerekçesi ile istifaya değer verilmemiş ve davacının hizmet süresi 05/03/1995-23/03/2012 arasında kesintisiz kabul edilmiş ise de dosyadaki deliller bu sonuca ulaşmaya yeterli değildir.
İşverence sunulan 24/11/2011 tarihli istifa dilekçesinde davacının neden belirtmeden işyerinden ilişiğinin kesilmesini talep ettiği görülmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları da davalı savunmasını doğrulamakta olup 09/12/2011-13/12/2011 tarihleri arasında davacının farklı bir sicil nolu işyerinde çalışması bulunmaktadır. Bu halde Mahkemece 09/12/2011-13/12/2011 tarihleri arasında davacı adına çalışma bildiren işverene ait belgeler temin edilip, davacının bu işyeri ile istifa dilekçesine dair beyanları alınıp gerekirse tanıklar bu yönde yeniden dinlenerek sonuca gidilmelidir.
3- Davacı taraf, dava dilekçesinde, davalı işyerinde hafta içi 07.30-18.00 saatleri arasında çalışma yaptığını açıklamışken Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftada 3 gün süre ile günde 07.30-18.00 saatleri arasında, 2 gün ise 07.30-21.00 saatleri arasında çalışma yaptığı kabul edilmiştir.
6100 sayılı HKM’nın 25. maddesine göre Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağından davacının iddia etmediği çalışma sürelerinin yazılı şekilde kabulü de hatalıdır.
4- Davalı taraf davaya cevabında davacı alacaklarını kabul etmemekle birlikte alacağı varsa dahi aldığını savunup buna dayanak olarak bir kısım belgeler sunmuştur. Yine davacının aldığı aracına yönelik borçların da kendinlerince ödendiğini, bunun banka kayıtlarında göründüğünü savunmuştur. Mahkemece davalının ödemeye yönelik açıklanan savunmaları üzerinde durulup söz konusu belgelere karşı davacının beyanı alınıp bir değerlendirme yapılarak mahsuba konu bir ödeme olup olmadığı belirlenmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.