YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3009
KARAR NO : 2014/19917
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık; resmi belgede sahtecilik, mühürde sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
19/02/2009 tarihli duruşmada verilen ara kararı çerçevesinde “katılan” sıfatını alan … adına vekilinin 02/03/2011 havale tarihli dilekçesi içeriğine göre “katılan sıfatını kazandığı” verilen “beraat” hükümlerini temyiz ettiği, “mahkumiyet” hükümlerine yönelik bir temyizinin sözkonusu olmadığı, öte yandan; yokluğunda “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne ilişkin gereçeli kararın …’ya (kardeşine) 24/02/2011 tarihinde tebliğ olunduğu, bu hükme yönelik bir temyiz bulunmadığı tespit ve kabul olunarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Seyyar trafik-takip işleri yaptığı bildirilen sanık … ile 23 no’lu… Minibüsçüler Kooperatifi’ne bağlı … plakalı minibüste sürücü olarak çalıştığı söylenen sanık …’ın dosyada bulunan ekspertiz raporlarında tespit edildiği üzere, genel olarak, vergi-trafik cezası borçları bulunmakla ilgili Vergi Dairesinden “vergi-trafik cezası borçları yoktur” yazısı alamadıkları için fenni muayeneleri yasal yoldan yapılamayan (haklarında beraat veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilen malik veya sürücülerine ait) minibüslere ait trafik belgelerine (ücreti mukabil) tamamen sahte “soğuk mühür” ve “hologram” tatbik ederek/ettirerek haksız yarar sağlamaları eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik”, “mühürde sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)”Resmi belgede sahtecilik” suçlarından sanık … hakkında verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık müdafii Av. Hüseyin Çay’ın temyiz itirazının incelenmesinde;
30/12/2010 tarihinde yüzüne karşı tefhim olunan hükmü yasal süresi geçtikten sonra 28/02/2011 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşıldığından; isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince “süre yönünden” REDDİNE,
II)”Nitelikli dolandırıcılık” suçlarından sanıklar …, … haklarında verilen “beraat”; “Resmi belgede sahtecilik” suçundan sanıklar …, … haklarında verilen “beraat” ve “mühürde sahtecilik” suçlarından sanıklar …, ve … haklarında verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
III)”Resmi belgede sahtecilik” suçundan sanıklar …, … ve … hakkında verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve … müdafiilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları açısından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar hakkındaki hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 6 ve 7 no’lu ana paragraflarının TCK’nın 53. Maddesinin uygulanmasına ilişkin beşinci paragraflarının çıkartılarak yerlerine “sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklarından kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” paragrafları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV)”Resmi belgede sahtecilik”, “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından sanık … hakkında verilen “beraat” kararlarına yönelen katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 05/05/2013 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen 06/11/2014 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5327 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilemeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.