YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19182
KARAR NO : 2017/254
KARAR TARİHİ : 16.01.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davacının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, mirasbırakan…’nın kayden maliki olduğu 1483, 274, 565,569, 1208, 2271, 3286 parsel sayılı taşınmazlarını mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak davalıya devrettiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescile, olmadığı taktirde saklı paylarına karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 15.000-Tl’lik kısmının tenkisine karar verilmesini istemiş, 12/11/2013 tarihli beyanında davanın 1483 parsel yönünden devamına karar verilmesini, 25.02.2014 tarihli beyanlarında, diğer taşınmazlar yönünden isteklerinden feragat ettiklerini bildirmişler, 07/03/2014 tarihinde 2013,1483,1381,1283 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi tarafından tespit edilen değeri üzerinden toplamı 48.666,50 TL harc tamamlanmıştır.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu edilmeyen parseller bakımından ıslah yolu ile talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle harç ikmali yapılan 2013,1283,1381 parseller yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 1483 parsel yönünden davanın kabulüne,davalı adına olan kaydın iptali ile davacıların miras payları oranında tapuya tesciline, dava konusu1208,2271,274,565,569,3286 parseller bakımından ise muris adına kayıtlı oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
./..
Bilindiği üzere 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 176. maddesine göre “Taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. HMK 177.maddesine göre de ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah sözlü veya yazılı olarak yapılabilir.Karşı taraf duruşmada hazır değil ise veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa,bu yazılı talep veya tutanak örneği ,haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir”.Islah, ancak dava konusu edilen hususlarda yapılabilir.Dava dilekçesinde herhangi bir talepte bulunulmayarak dava konusu edilmeyen taşınmazların değerlerinin harçlandırılması, bu taşınmazları dava konusu haline getirmeyeceği gibi usulünce bir ıslah yapıldığı sonucunu da doğurmaz. Davacı tarafça harç ikmali yapılan 2013,1381,1283 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılmış bir dava bulunmadığı için mahkemece bu parseller bakımından hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik yoktur.Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının reddine.
Ne var ki; davacılar vekilinin ıslah talebi kabul edilmediği halde bu taşınmazlar hakkında davanın reddine karar verilmiş gibi davalı vekili lehine, davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. HMK 326/2. maddesine göre “davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme,yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır” düzenlemesi uyarınca reddine karar verilen taşınmazlar yönünden davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmayan taşınmazların değeri üzerinden davalı vekili lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.