YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1214
KARAR NO : 2017/802
KARAR TARİHİ : 05.04.2017
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20/10/2016 tarih ve 2016/354 Esas, 2016/317 Karar sayılı kararı:
TCK’nın 149/1-d, 53/1, 63/1. maddeler uyarınca 10 yıl hapis cezası
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 23/12/2016 tarih ve 2016/145 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararı:
CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca, sanık savunmanının yerinde görülmeyen İstinaf başvurusunun esastan reddine
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm, sanık … savunmanı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; yağma suçundan hükümlülüğüne dair karar yönünden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık … savunmanının duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü savunma doğrultusunda yapılan değerlendirilmede;
Katılan …; 03/05/2016 tarihinde, gündüz saat 11:15 sıralarında, SGK’dan geldiğini söyleyerek evine giren sanığın, kendisini darp edip basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak ellerini bağlayıp etkisiz hale getirmek suretiyle boynunda asılı bulunan ve yaklaşık değeri 2.000 TL civarında olan altın takılarını aldığını, sanığın elinde mavi yazılı dövme bulunduğunu, sanığın bu bağlamda nitelikli yağma suçunu işlediğini ve sanık hakkında şikayetçi olduğunu,
Sanık ve sanık savunmanı; iddiaların yerinde olmadığını, sanığın katılanı tanımadığını, suçlamaları kabul etmediklerini savunmalarında ileri sürmüşlerdir.
Katılan, soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanığı kesin ve net olarak teşhis etmiş, sanığın olay saatinde katılanın ikametine yakın yerlerde dolaştığı kamera kayıtlarıyla doğrulanmıştır.
21/06/2016 gün 2016/2586 sayılı iddianameyi kabulle yürütülen yargılama sonunda Bakırköy 15.Ağır Ceza Mahkemesi 2016/354 Esas 2016/317 sayılı kararında; yakınanın anlatımı, doktor raporu, olaya ilişkin kamera kayıtları, sanığın elinde katılanın anlatımına uygun dövme bulunması ve yakınanın teşhisi karşısında; sanık tarafından atılı suçun işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle TCK’nun 149/1-d, 53, 63 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla sanığın mahkumiyetine hükmettiği, karara karşı sanık savunmanı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin 23/12/2016 gün ve 2016/145 sayılı ilamı ile sanık savunmanının istinaf başvurusunun esas açısından reddine karar verilmiştir.
Karar; sanık ve savunmanının yokluğunda, dosya üzerinden verilen hükmün, sanığa 28/12/2016 tarihinde, sanık savunmanına ise 02/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, sanık savunmanının hükmü öğrenmesi üzerine 04.01.2017 tarihli dilekçesinde ; sanığın atılı suçu işlemediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olup eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçeleri ile usulüne uygun olarak temyiz davası açtığı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2017 gün ve 2017/4588 sayılı hükmün onanmasını talep eden esas hakkında görüş içeren tebliğname ekinde gönderilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin 23/12/2016 gün ve 2016/145 sayılı kararına karşı temyiz dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılıklar CMK’nın 288.maddesi bağlamında; mutlak hukuka aykırılıklar ise CMK.nın 289.maddesi uyarınca re’sen incelendi;
Toplanan delillere karar yerinde incelenip, sanık …’nın, 03/05/2016 günü saat 11:15-11:50 aralığında, SGK’dan geldiğini söyleyerek katılan …’ın evine girip, katılanı darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayıp, ellerini bağlayarak etkisiz hale getirmek suretiyle boynunda asılı bulunan ve yaklaşık değeri 2.000 TL civarında olan altın takılarını alması şeklinde gerçekleşen olayda; konutta nitelikli yağma suçunun sübut, kabul, oluş, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı nitelikte takdir kılınmış savunma, inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanığın hukuken geçerli delillere göre hükümlülüğüne dair karar yerinde olup, istinaf isteminin esastan reddine dair kararda hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığından sanık … savunmanının temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaların REDDİNE, usule yasaya ve hukuka uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik, adı geçenin açtığı temyiz davasının CMK’nın 302/1.maddesi uyarınca esastan reddi ile hükmün ONANMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar, 05.04.2017 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Şentürk Çıldır’ın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.