YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1868
KARAR NO : 2016/4349
KARAR TARİHİ : 29.12.2016
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet (sanık … hakkında iki kez, diğer sanıklar hakkında bir kez)
Temyiz incelemesi, sanık … müdafiinin isteği üzerine duruşmalı, diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Gerekçeli karar başlığında “22.05.2015 ve 20.06.2015” olan suç tarihlerinin “12.05.2015 ve 20.06.2015” olarak gösterilmesinin, Mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A) Sanıklar …, … ve… hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların müdafileri ile sanıklar … ve …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık … müdafiinin duruşmadaki savunmasının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, hükmolunan hapis cezalarının süresi ile tutuklama tarihine göre sanıklar hakkındaki salıverilme isteklerinin reddine oybirliğiyle; sanık … yönünden Üye …’ün hükmün bozulması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oyçokluğuyla;
B) Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesi:
05.02.2016 tarihli duruşmaya sanık müdafiinin katılmadığı gözetilmeksizin hüküm tefhim edilerek CMK’nın 188. maddesinin 1. fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle;
29.12.2016 tarihinde karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI
29.12.2016 tarihinde saat: 14.00’de verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … yokluğunda 29.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
(Sanık … yönünden)
22/05/2015 tarihinde birinci suçun işlenmesinden sonra arada hukuki kesinti olmadan 20/06/2015 tarihinde ikinci suçun işlendiği, her iki suç arasında zaman aralığı da dikkate alındığında, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediği, bu nedenle sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza tayin edilip, cezasının TCK’nın 43.maddesi uyarınca arttırılması gerekirken, iki ayrı suç oluştuğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
Hükmün bu nedenle bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 29/12/2016