YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10303
KARAR NO : 2017/634
KARAR TARİHİ : 09.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1-… İletişim Sistemleri Ticaret Limited Şirket yetkilisi olan sanığın katılan adına sahte abonelik sözleşmesi ile hat çıkardığı iddiasıyla açılan kamu davasında; suça konu abonelik sözleşmesindeki yazı ve imzanın katılana ait olmadığının tespit edilmesine karşın sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığı ve Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 09.07.2013 tarihli cevabi yazısına göre suç tarihi itibariyle sanığın şirkette yetkili temsilci sıfatının bulunmadığı ancak ortak olup olmadığı veya fiilen çalışıp çalışmadığı yönünde açıklık bulunmadığı anlaşılmakla; gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suça konu sözleşmedeki yazı ve imzanın sanığa ait olup olmadığının bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi, sözleşmenin düzenlendiği 12.09.2008 tarihi itibariyle sanığın şirket ortağı veya fiilen çalışan konumunda bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
2- Kabule göre de; eylemin sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz veya yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. madddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.