YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4790
KARAR NO : 2014/20937
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin bir arkadaşı vasıtası ile tanıştığı sanığa kaza yapıp hastanede tedavi gördüğünü, yeşil kartı bulunmaması nedeniyle hastane tarafından kendisine yüklü miktarda hesap çıkartıldığını söylemesi üzerine, sanığın kendisine yasa dışı yollardan yeşil kart çıkartabileceğini söyleyerek 150 TL istediği, pazarlık sonucu 100 TL’ye anlaştıkları, sanığın şikayetçiden birkaç belge ve 100 TL aldıktan sonra ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tekerrüre esas alınan Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/379 esas 2005/1308 karar sayılı ilamının tekerrüre esas olmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında 58. maddenin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.