Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4548 E. 2014/20947 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4548
KARAR NO : 2014/20947
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcık, tehdit
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, sanık … ile ortak arkadaşları olan tanık …’in aracı olması üzerine sanık …’ye ait aracı satın almak amacıyla ikametine gittiği ve …’nin oğlu olan sanık … ile pazarlık yapıp 40.000 TL’ye anlaştıkları, katılanın nakit olarak 15.000 TL paralarının olduğunu kalan parayı kredi olarak çekmeyi düşündüğünü söylemesi üzerine sanık …’ın bankacı tanıdığının olduğunu, kredi çekme konusunda yardımcı olabileceğini belirttiği, katılanın da bu sözlere güvenerek herhangi bir belge almaksızın, sözleşme veya aracın resmi noter satışını da yapmadan 15.000 TL parayı sanığa verdiği, yaklaşık 15 gün kadar aracın katılanda kaldığı ancak, kredi taleplerinin olumsuz sonuçlanması ve kalan parayı ödeyememeleri üzerine sanık …’ın aracı fiilen geri alıp paranın 6.180 TL’lik kısmını iade ettiği, kalan parayı ise iade etmemesi üzerine katılan ve oğlu olan şikayetçinin paralarını istediği, sanık …’ın ise “bir daha da bu kapıya gelirsen seni sinkaf edip öldürürüm” şeklinde tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, katılanın sanığın yönlendirdiği banka dışında başka bankalara da yapmış olduğu kredi başvurusunun reddedilmiş olması, katılanın kredi çekip aracın kalan borcunu ödeyebilmiş olması halinde aracın satışının gerçekleştirileceğine dair katılanın da kabul ettiği sanık beyanı karşısında, araç satın alınmadan verilen miktarın tamamının sanıklardan alınamaması şeklindeki eylemde dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ve sanıkların tehdit suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delilin bulunmaması gerekçelerine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.