Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5035 E. 2014/20986 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5035
KARAR NO : 2014/20986
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Somut olayda; suç tarihinden önce sanık …’ın, … isimli şahıstan … plakalı hasarlı aracı haricen satın aldığı ve bu aracı katılana sattığı, katılanın suça konu aracı 27.03.2009 tarihinde ruhsat sahibi …’ten…Noterliğinin 06397 sayılı satış sözleşmesi ile satın aldığı, sanık …’un hasarlı olan suça konu aracın, diğer sanık …’ın iş yerinde bulunduğunu söylemesi üzerine birlikte aracın yanına gittikleri burada sanık …’un, aracı, katılana sattığını sanık …’a söylediği, katılan ile görüşen sanık …’ın, aracın boyanması karşılığında katılandan 300 TL aldığı, aracın sanık …’ın işyerinde kaldığı, sanık …’un ise boya işinden sonra araca ait motoru taktırabileceğini bu şekilde aracı teslim edeceğini katılana söylediği, bir süre sonra sanık …’un aracın milini taktıracağı ve tamirini yaptıracağı belirterek aracın anahtarını katılandan aldığı yine bir süre sonra sanık …’un aracın boyasının ve motor tamirinin bitmediğini motor tamiri için 1000 TL gerektiğini bu parayı borç olarak vermesini katılandan istediği, katılanın bu parayı da sanık …’a verdiği, sonrasında sanıkların aracın tamirinin bitmediğini söyleyerek katılanı oyaladıkları, katılanın, durumdan şüphelenmesi üzerine sanık …’ın iş yerine gittiğinde suça konu aracın bu işyerinde bulunmadığını anladığı ve sanıklar hakkında şikayetçi olduğu, emniyet tarafından yapılan araştırmada söz konusu aracın tanık …’in tamirhanesinde hasarlı vaziyette bulunduğunun tespit edildiği, adı geçen tanığın, suça konu aracı, sanık …’un, tamirhanesine getirildiğini ifade ettiği böylece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve ” 1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
a- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
b- Suç tarihinde 65 yaşından büyük olup, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.