YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5743
KARAR NO : 2014/21153
KARAR TARİHİ : 15.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için;sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanın, avukat olan ve evrakı tefrik edilen …’ye boşanma davasının vekilliğini üstlenmesi amacıyla vekalet verdiği, bu sırada kendisine boş bir bono imzalatıldığı, katılanın bir süre sonra adı geçen avukatı azletmesine rağmen, kendisine boş olarak imzalatılan bononun içeriği 30.000 TL bedelli olarak yazılmasından sonra sanık … aracılığıyla katılan aleyhine icra takibinde bulunulması suretiyle dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanma suçunun işlendiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; katılanın aşamalarda verdiği ifadelerinde; avukat Selim İnce’ye boşanma davasının vekilliğini üstlenmesi amacıyla vekalet verdiğini, bazı evrakların yanında boş bir bonoyu da imzaladığını, vekalet görevini kötüye kullanması nedeniyle adı geçen avukatı azlettiğini, sanık …’in söz konusu boş bonoyu, içeriğine doldurarak 30.000 TL bedelli hale getirdikten sonra hakkında icra takibinde bulunduğunu beyan ettiği, sanığın savunmalarında ise; katılanın kendisine bir ev satmak istediğini, katılan ile pazarlık yaparak 40000 TL bedele anlaştığını, haricen yapılan anlaşma sonrasında kendisine 30.000 TL peşin para verdiğini, Tapuda resmi işlemlerin gerçekleştirilmesinden sonra da 10.000 TL para verilmesi hususunda anlaştıklarını ve Tapuda yapılacak resmi satış işlemine kadar teminat olarak katılandan 30000 TL bedelli senet aldığını, senet üzerindeki imzanın katılana ait olduğunu belirttiği, senet üzerinde yazı ve rakam kısımlarında tahrifat yapıldığına dair herhangi bir iddianın söz konusu olmadığı gibi, katılanın da ifadelerinde imzasını inkar etmediği dikkate alındığında, sanığın katılana yönelik dolandırıcılık veya bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturabilecek nitelikte hileli hareketler sergilediğine ilişkin somut ve kesin bir delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.