YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18725
KARAR NO : 2014/18233
KARAR TARİHİ : 06.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda;
2006 yılı son aylarına kadar Uludağ Oto Galeri adlı işyerinde galericilik yaptığı ileri sürülen sanık …’ın, katılan …’nin fiili kullanımındayken 25/01/2006 tarihinde çalıntı ihbarında bulunduğu tescil sahibi İsmail Veysel Göncüoğlu olan… plakalı minibüse,…Kriminal Polis Laboratuvarından alınan 08/10/2007 ve 04/10/2007 tarihli ekspertiz raporlarına göre sahte olduğu belirlenen …no’lu plakaları takıp bu plakaya (…) uygun sahte Moturlu Araç Trafik ve Tescil belgelerini düzenleyip katılan …’e onun … plakalı aracını takasa konu edip üste ondan 1.000 TL alarak minibüsü teslim etmesi, katılan …’in de bu aracı 01/10/2007 zapt tarihine kadar kullanması eylemlerinin katılan …’e karşı “nitelikli dolandırıcılık (değişen vasfa göre TCK’nın 158/1-d maddesine aykırılık)” ve “zincirleme resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında aşağıdaki bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-“Nitelikli dolandırıcılık” suçu açısından temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
2-“Nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme resmi belgede sahtecilik” suçları açısından; TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının B- anabaşlığının 8 no’lu paragrafındaki “600” 9 no’lu paragrafındaki “500” “( 500×20 )” ve “ 10.000 ” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5” ; “5” “(5×20)” ve “100” rakamları yazılmak ve B- anabaşlığının 5. ve 11. paragraflarının çıkartılarak yerlerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezasının infazı tamalanıncaya kadar yoksun bırakmasına, ” paragrafları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.