YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13113
KARAR NO : 2017/792
KARAR TARİHİ : 09.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat …
tarafından, davalı….. Şti. aleyhine 09/04/2015 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 25/02/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine yöneliktir. Mahkemece, yetkili icra dairesinde yapılmış icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanun’un 4. maddesine muhalefet ettiğinden bahisle idari para cezası kesildiğini, para cezasının tahsili amacıyla ….. 2. İcra Müdürlüğünün 2014/14421 esas dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe konu borca itiraz ettiğini belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yetkili … icra dairelerinde yapılmış bir icra takibi olmadığından davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 19/1-2 maddelerinde “Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda ise , yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmü getirilmiştir.
HMK.nın 19/4. maddesinde ise ; “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir” hükmü getirilmiştir.
O halde, somut olayda, uyuşmazlık idari para cezasına dayalı alacağın ödenmemesinden kaynaklı olup kamu düzenine ilişkin kesin bir yetki kuralı olmadığına ve usulüne uygun yetki itirazında da bulunulmadığına göre, mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemeyeceği ortadadır. Ayrıca, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmadığından, davanın açıldığı … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili hale gelmiştir.
Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetkili icra dairesinde yapılmış icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru değildir ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 09/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.