YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4684
KARAR NO : 2014/21028
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suç tarihini kapsayan dönemde …Telekom… Ltd. Ünvanlı şirket çalışanı olduğu belirtilen sanığın, katılan … ile tanışıp belli bir diyalog ortamı oluştuktan sonra ondan bir vesile ile nüfus cüzdanı ve sağlık karnesi fotokopisini alıp, çalıştığı işyeri aracılığı ile katılan Avea … A.Ş.’den…namına (bilgisi-rızası dışında) formlar doldurup 26/09/2008 tarihli “abonelik sözleşmelerini” imzalayarak aldığı sekiz ayrı (faturalı) cep telefonu hatlarını kullanıp / kullandırıp ödenmemiş borçlar oluşmasına ve …’nin icra takibine maruz kalmasına neden olması eylemlerinin sekiz ayrı “dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)“Özel belgede sahtecilik” suçundan sanık hakkında verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen Avea… A.Ş. adına vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suçtan doğrudan zarar görmeyen Avea.. A.Ş’nin anılan suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan müdahillik kararının hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden vekilinin 28/12/2010 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca “sıfat yokluğundan” REDDİNE,
II)“Zincirleme basit dolandırıcılık” suçundan sanık hakkında verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen katılan Avea…. A.Ş adına vekilinin temyiz itirazlarını incelenmesine gelince;
Sanığın “abonelik sözleşmeleri” düzenlenmesi aşamasında katılan …’ye ait ilgili Nüfus İdaresinden verilmiş nüfus cüzdanı S.G.K tarafından verilmiş sağlık karnesi fotokopilerinin kullanılması karşısında sübutu halinde eyleminin TCK’nın 158/1-d . maddesinde tanımlanan “Nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek “görevsizlik” kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, Avea A.Ş vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğunda hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/12/2014 tarihinde “temyiz isteminin reddi” kararı yönünden oybirliği ile “bozma ” kararı yönüden ise oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ:
(15. Ceza Dairesinin 2013/4684 esas sayılı dosyasına ilişkindir. )
Sanık … hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2010 tarihli iddianamesiyle şikayetçi …’in bilgi ve rızası dışında kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle 7 adet GSM abone sözleşmesi imzaladığı, böylece dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile dava açılmıştır.
Yargılama sırasında, sanığın abonelik sözleşmesinin düzenlenmesi aşamasında, katılan …’ye ait nüfus cüzdanı ve SGK tarafından verilen sağlık karnesi fotokopilerini kullandığı anlaşılmıştır.
02.06.2010 tarihli oturumda iddianamede mağdur olarak gösterilen AVEA AŞ vekilinin katılma talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sonunda 01.12.2010 tarihli kararla sanığın mağdur AVEA TT İletişim Hizmetleri Genel Müdürlüğünü dolandırdığı kabul edilerek dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan hüküm AVEA AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından dolandırıcılık fiilinden doğrudan zarar görenin adına abonelik sözleşmesi düzenlenen … olduğu ve AVEA AŞ’nin doğrudan değil dolaylı olarak zarar gördüğü, bu suçtan açılan davaya katılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Sahtecilik suçunun ise 5237 sayılı TCK’nın 197. ve devamı maddelerinde “Kamu güvenine karşı suçlar” bölüm başlığı altında düzenlenmiş olmaları, suçtan korunan hukuki yararın kamu güveni olması, mağdurunun da gerçek veya tüzel kişiler olmaması nedeniyle AVEA AŞ’nin bu suçtan açılan davaya da katılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle AVEA AŞ’nin her iki suçtan açılan davaya katılmasının mümkün olmaması, hükmü de temyiz etmeye yetkisi bulunmaması nedeniyle katılan sıfatı yersiz olarak verilen AVEA AŞ’nin temyiz isteğinin her iki suç yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Sayın çoğunluğun “dolandırıcılık” suçundan dolayı hükmün bozulmasına ilişkin kararına katılmıyorum.