Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5444 E. 2014/21184 K. 15.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5444
KARAR NO : 2014/21184
KARAR TARİHİ : 15.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’ın, eşinin ölümü üzerine tekrar evlenmek istediğini çevresine bildirdiği, bu durumu öğrenen sanıklardan …’in, katılan …’a bir arkadaşının kız kardeşi olduğunu, bu kişiyle evlenebileceğini söylediği, bunun üzerine katılan …’ın, tanık Hikmet’le birlikte önce sanık …’in evine gittikleri, oradan da evleneceği kişinin abisi olarak tanıtılan sanık …’ın evine gittikleri, sanık …’ın, diğer sanık …’ü, kızkardeşi … olarak tanıttığı, sanık … ile katılan …’ın bir odaya girerek görüştükten sonra evlenmeye karar verdikleri, bir kaç gün sonra katılan, tanık …ve … ile birlikte sanık …’in, tekrar sanık …’ın evine gittikleri, burada katılanın, sanık …’e dört adet tam altın taktığı, abisi olarak bildiği sanık … ile…’e de 10.000 TL para verdiği, parayı alan sanıklar … ile …’ın ortadan kayboldukları, durumdan şüphelenen katılanın araştırdığında diğer sanıkların, sanık …’ün abileri olmadığını öğrendiği, bunun üzerine sanık …’ün almış olduğu altınları geri iade ettiği, sanıkların bu şekilde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşıldığından mahkumiyet kararında kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 51/2 maddesine göre, cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabileceği, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edileceği, koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlünün infaz kurumundan derhâl salıverileceği hükmüne yer verildiği, mal varlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen aynı kanunun 168. maddesinde failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı kanunun 51. maddesinde bir koşul olarak gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbir şartına bağlı tutulması imkanının bulunmadığı, böyle bir uygulamanın, mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık veya sanıklar aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden kısmen yararlanan sanıklar hakkında ertelemenin, katılanın uğradığı zararın giderilmesi şartına tabi tutulması hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak
oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ile sanıklar … ve…’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkum oldukları hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından TCK’nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.