YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20113
KARAR NO : 2014/21038
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
10.06.1942 tarih ve 26-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı’nda, yargı yerleri arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, merci tayini yoluyla yetkili kılınan mahkemenin verdiği kararın Yargıtay’da incelenmesi sırasında görev hususunun tekrar inceleyemeyeceğinin belirtildiği yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.05.2000 gün ve 111-117 sayılı kararında da; olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine müşterek yüksek görevli mahkemece verilen “merci tayini kararı” kesin olup bu karara karşı direnilemeyeceğinin belirtilmesi karşısında, yargılanma sırasında, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesiyle, Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi amacıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 20.04.2011 tarih 2011/1069 esas, 2011/3275 karar sayılı ilamı ile Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2010 gün ve 2007/55 E. 2010/7 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suç tarihinden önce Çarşamba Belediye başkanı olan katılanı, kendisini Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Müfettişi olarak tanıtan …olduğunu beyan eden şahsın telefonla arayarak Diyanet İşleri Vakfı ile birlikte sokak çocukları yararına kampanya düzenlediklerini ve bağış yapılması talebinde bulunduğu, katılanın şüphelenmesi üzerine yaptığı araştırmada …isimli müfettiş bulunmadığını öğrendiği ve bu konuşmaya dayanarak bağış almak için gelecek kişilerin dolandırıcı olabileceklerine düşünerek emniyete bilgi verildiği, olay günü sanık … ile kendisini … olarak tanıtıp, bu isim adına sahte kimlik taşıyan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık …’nın Çarşamba Belediyesine geldikleri, halkla ilişkiler müdürü olan tanık … ve kendilerini başka sıfatla tanıtan polis memurlarının bulunduğu odada sanıkların kendilerini …’nin gönderdiğini ve 5000 TL bağış yapılması gerektiğini söyleyerek tanık …ye kapalı bir zarfta makbuz verdikleri, tanık …’nin bağış yapılamayacağını beyan etmesi üzerine sanık …’nın ikna amacıyla sokak çocuklarına yardım amacı ile Başbakanlık denetleme kurulu ile birlikte kampanya düzenlendiğini belirttiği ve hediye Kuran-ı Kerim getirdiğini ifade ettiği, sanık …’nin de sanık …’nın sözlerini onayladığı daha sonra polislerin devreye girerek sanıkları suçüstü yakaladıkları anlaşılmakla, sanığın eyleminin 157/1. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.