Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4579 E. 2014/21042 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4579
KARAR NO : 2014/21042
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılk
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, arkadaşı … vasıtasıyla tanıştığı müşteki …’e, iş takipçiliği yaptığını, esnaflara düşük faizli kredi verildiğini, esnaf kredisi alabilmesi için kendisine yardım edebileceğini söyleyerek müştekiden fotoğraf, vergi levhası fotokopisi, kimlik fotokopisi gibi evraklar ile birlikte 300 TL parasını aldığı, ancak parasını ve evraklarını iade etmediği gibi kredi içinde hiçbir işlem yaptırmadığı, yine sanığın aynı tarihlerde müşteki … ile tanışarak sigorta işleriyle uğraştığını, Bağ-Kur sigortası ile SSK’ya ait sigortasının birleştirilmesi için yardımcı olabileceğini söyleyerek 500 TL parasını aldığı, ancak karşılığında herhangi bir iş yapmadığı,bu şekilde sanığın hileli hareketlerle mağdurlardan haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.