YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4574
KARAR NO : 2014/21044
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müşteki …’ın yanına gelerek iş yerini içindeki malları ile birlikte 55000 TL karşılığında satın aldığı, ilk olarak 100 TL kaparo verip geri kalan borcu için senet tanzim ederek müştekiye verdiği, akabinde senetlerin vadesi geldiği halde müştekiye ödeyeceğini söyleyerek oyalayıp vermediği, daha sonra iş yerinde bulunan 20.000 TL tutarındaki malı alarak ortadan kaybolduğu, sanığın bu kez katılan …’un yanına giderek iş yerini içindeki malları ile birlikte 20.000 TL’si peşin, 25000 TL’si senet olmak üzere 45000 TL karşılığında satın aldığı, ancak sanığın peşin olarak vereceğini söylediği 20.000 TL yerine toplam 2300 TL verdiği, daha sonra iş yeri içinde bulunan malların tümünü alarak ortadan kaybolduğu, katılan …’ın aramasına rağmen sanığa ulaşıp parasını alamadığı, yine sanığın katılan …’in iş yerine giderek 21.750 TL tutarında mal satın aldığı, borcunun 5150 TL’lik kısmını banka havalesi ile katılana gönderdiği, geri kalan kısmı için ise bir akrabasının T.C. Kimlik numarasını kullanarak tanzim ettiği 15600 TL meblağlı senet verdiği, ancak senedin vadesi geldiği halde sanığın borcunu ödemediği, katılanın da tüm aramalara rağmen sanığa ulaşamadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,sanık savunması, katılan ile müşteki ifadesi, senet fotokopileri ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.