Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2016/12974 E. 2017/1064 K. 23.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12974
KARAR NO : 2017/1064
KARAR TARİHİ : 23.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … kendisine asaleten … (….)’e velayeten vekilleri Avukat … ve Avukat …. tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 16/08/2010 gününde verilen dilekçe ile alacak ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/04/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, alacak ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; olay tarihinde müvekkili …’ın yaşı küçük kızı davacı …..’a, davalılardan yaşı küçük …’in cinsel istismarda bulunduğunu, davalılar … ve yaşı küçük …’nın davacı ….’yı bu olayı ailesine ve çevresine anlatmakla tehdit ettiklerini, bu şekilde evlerinde bulunan müvekkili …’a ait paraların davalılar … ve … tarafından alındığını belirterek; alacak ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; işin esası incelenerek istemin kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 33. maddesine göre olayları izah taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde açıkça belirtmemiş ise de; davalılardan … ve …’nın sorumluluğu haksız fill failleri olmaları, davalılardan … ve …’nın sorumlulukları ise ev başkanı sıfatları nedeniyle söz konusudur.
4787 sayılı Aile Mahkemesinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4/1 maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı (TMK md. 118-395, 5133 K. md. 2) ile 03/12/2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a göre, aile hukukundan doğan dava ve işlere aile mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Dava, TMK’nın ikinci kitabında yer almaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığın aile mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Şu durumda dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine işin esasının incelenerek karara bağlanması usül ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.