Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5580 E. 2014/18314 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5580
KARAR NO : 2014/18314
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, bir dönem … Turz. Oto İnş,San ve Tic. Ltd Şti’nin temsilcisi olan tanık …’ndan şahsi borcuna karşılık dört adet 10.000 Amerikan Doları bedelindeki senetleri alıp, daha sonra bu senetlerin kefil kısmına … Turz. Oto İnş,San ve Tic. Ltd Şti’ye ait sahte bir kaşe basarak şirket aleyhine icra takibi başlattığının iddia edildiği somut olayda; sanığın savunmasında tanık olarak dinlenen …’nun kişisel borcu için değil şirketin işlerini takip ettiği için suça konu senetleri düzenleyerek verdiğini beyan etmesi, dosya içerisine alınan ticaret sicili müdürlüğünün yazısına göre tanığın katılan şirketteki yetkilerinin senedin düzenlenme tarihinden önce iptal edilmesine rağmen yine dosya içerisindeki Çubuk Kaymakamlığına ait ihale evraklarında tanığın yetkisinin kaldırılmasından sonra da şirketi temsilen işlemler yaptığının anlaşılması, senetlerin tanığın kişisel borcu nedeni ile verilmesi halinde senedin kefil kısmındaki kaşenin sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçeleri ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.