YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16223
KARAR NO : 2014/18327
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
Güveni kötüye kullanma ve tehdit suçlarından sanıklar … ve … haklarında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, sanıkların eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kanaatiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-h-i ve 53. maddeleri uyarınca yargılanabilmeleri için dosyanın görevli ve yetkili nöbetçi Muğla Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve 2008/474 esas, 2013/799 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/01/2014 tarihli ve 2014/167 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/06/2014 tarih ve 2014/12673/42422 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/07/2014 tarih ve 2014/239944 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre adı geçen sanıkların katılan…’ın işyerinde çalışmakta oldukları ancak katılanın bilgisi dışında diğer katılan …’e sandalye satmak konusunda anlaştıkları, sanık …’ın kendisini işyeri sahibi olarak tanıttığı, yine kendisine ait olduğunu iddia ettiği bir otele katılan …’u çağırarak güven telkin ettiği, bu suretle herhangi bir mal teslim etmeden katılan …’tan para aldığının iddia edilmesi karşısında, sanıkların eyleminin ticari faaliyet sırasında gerçekleşmesi ve serbest meslek sahibi kişilere duyulan güven çerçevesinde işlenmesine nazaran sanıkların eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyanın incelenmesinde, sanıkların müşteki…’ye ait … adlı iş yerinde bir süre çalıştıkları bu süre içinde parasını aldıkları siparişleri göndermeyip parayı da şirket hesabına aktarmayarak mal edindikleri ayrıca müşteki …e karşı kendilerini…sahibi, yetkilisi olarak tanıtıp burada mimar olduklarına dair kartvizit gösterip 1.000 TL parayı peşin alarak mal siparişi aldıktan sonra ortadan kaybolmaları şeklinde gerçekleştiği iddia olunan eylemde sanıkların güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarının istenmesi üzerine Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin TCK’nın 158/1-h maddesine uyan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği kabulüyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, sanıkların gerçeği öğrenme olanağı olan müştekiye kendisini şirkette yetkili gibi göstermesinin ‘tacir veya şirket yöneticisi olan veya şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında’ dolandırıcılık suçu vasfında bulunmadığının anlaşılması karşısında, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi”nin görevsizlik kararına itiraz üzerine verdiği itirazın kabulüne dair 30/01/2014 tarih ve 2014/67 D. İş sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğunun anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Baş Savcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE, 10/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.