YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5547
KARAR NO : 2014/21276
KARAR TARİHİ : 16.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ün yolda yürüyen şikayetçinin yanına gelerek kendisi ile samimiyet kurduktan sonra ihtiyaç sahiplerine yardım dağıtmak istediğini söyleyerek para verme bahanesi ile şikayetçiyi …semtinde 1452 sokak içindeki bir apartmanın girişine götürdüğü burada hakkında verilen hükmü temyize etmeyen …’ın merdivenlerden inerek yanlarına geldiği, …’in diğer sanığı dayısı olarak tanıttığı, bu sırada …’in şikayetçiden 50 TL parasını bozmasını istediği, şikayetçi cebinde bulunan 1200 TL’lik para tomarını çıkardığında elinden paraları alarak saymaya başladığı ve apartmanın yukarı katlarına doğru çıktığı, …’in şikayetçiyi lafa tutarak oyalamaya çalıştığı, apartmana giren şikayetçinin Karip’i bulamadığı, aşağıya indiğinde ise sanığın olay yerinden ayrılmış olduğunu anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında TCK’nın 157/1. maddesi gereğince hüküm kurulurken adli para cezası ile birlikte hapis cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek sabıkası bulunmamasına rağmen, mükerrir sayılmak suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanık ile ilgili tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair bölümün çıkarılması suretiyle sanık hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.