YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14036
KARAR NO : 2014/18339
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
Dolandırıcılık suçundan sanıklar …, … ve arkadaşları hakkında yapılan yargılama sırasında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-b-c-f maddelerinde düzenlenen suç tipine uyması ihtimali bulunduğundan mahkemelerinin görevsizliğine, dosyanın İzmir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/11/2013 tarihli ve 2013/769 esas, 2013/701 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11/02/2014 tarihli ve 2014/172 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/05/2014 gün ve 2014/9943/34233 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/05/2014 gün ve 2014/195459 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanıkların müştekiyi arayarak “teröristlere yardım ve yataklık eder pozisyonda olduğunu” ve “kendilerine yardımcı olmasını aksi halde tutuklanacağını” söyleyerek müştekinin hesabındaki paranın çekilip sonra sanıkların hesabına yatırılması şeklinde gerçekleşen eylemde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesindeki tehdit ve teröristlere yardım şeklinde cebir uygulanmak suretiyle, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148 ve 149. maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli olan ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilerek görevsizlik kararının kaldırılmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıkların iştirak halinde hareket ederek müştekiyi cep telefonundan arayarak kendisini komiser olarak tanıtıp terör örgütü tarafından bankadaki hesaplarından kullanılmak üzere kartlar çıkartıldığını, bu nedenle teröristlere yardım ve yataklık eder durumda olduğunu söyleyip bilahare telefonu kendisini C. savcısı olarak tanıtan kişi alarak operasyon yapacaklarını yardımcı olmaz ise hakkında tutuklama kararı verileceğini söyleyerek korkuttuktan sonra bir kısmı söylenen banka hesaplarına havale bir kısmı da bildirdikleri adrese nakit bırakılmak suretiyle toplam 168.850 TL parasını alarak dolandırdıkları ve TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan davada, sanıkların eylemlerinin soruşturmada yardımcı olmazsa tutuklanacağı tehdidi ile işlenmekle TCK’nın 148,149 maddelerine uyan yağma suçunu oluşturduğu ve ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği kabulüyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, sanıkların eylemlerinin dairemizin yerleşik uygulamalarına göre de, telefonla kendilerine komiser,savcı süsü vermek suretiyle hataya düşürdükleri müştekiden menfaat sağlama şeklinde ve basit dolandırıcılık vasfında bulunduğunun anlaşılması karşısında, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararına itiraz üzerine verdiği itirazın kabulüne dair 11/02/2014 tarih ve 2014/172 D. İş sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğunun anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, 10/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.