YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5860
KARAR NO : 2014/21250
KARAR TARİHİ : 16.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 2005 yılı Kasım ayı içerisinde … Tren Garında tanıştığı mağdur …’a kendisini …olarak tanıtıp İmar İskan Bakanlığı’nda yetkili bir görevde olduğunu, kendisini herhangi bir işi düşmesi halinde yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine, mağdurun oğlu… ve kızı …’ın işe girmesine yardımcı olmasını istediği, mağduru birkaç defa faklı tarihlerde arayıp masraf ettiğini söyleyerek para istemesi üzerine mağdurun sanığın İş bankası … Şubesi’ndeki 536670 numaralı hesabına kızı … adıyla 21/11/2005 tarihinde 150,00 TL, 23/11/2005 tarihinde 40,00 TL gönderdiği, sanığın 13/11/2005 günü ise …Tren Garı Kafeteryasında tanıştığı güvenlik görevlisi tanık …’e kendisini … olarak tanıtarak İmar ve İskan Bakanlığında yetkili bir görevde bulunduğunu, tayin işlerinde yardımcı olabileceğini söylediği, tanığın … iline tayin olmak isteyen bacanağı mağdur … ’in arayıp sanığın tayin işi için masraf olarak 70-80 TL para istediğini söylemesi üzerine, mağdurun 22.11.2005 tarihinde sanığın İş Bankası … Şubesi’ndeki … numaralı hesabına 80.00 TL gönderdiği olaylarda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdur …’a karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle eylemin zincirleme şekilde gerçekleştirdiğinden tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından , 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.