YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2578
KARAR NO : 2014/18418
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık …’ın, kardeşi olan katılan …’e ait nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçirdikten sonra kendi fotoğrafını yapıştırarak 31.08.2009 tarihinde … bayii olan …Dayanıklı Tüketim Firması’ndan beyaz eşya ürünleri satın aldığı, bu alışveriş için sahte kimlik fotokopisi ile birlikte kardeşine ait istenilen diğer belgeleri de tedarik etmek suretiyle şikayetçi … Bank’a müracaat ederek 4.850 TL tüketici kredisi kullandığı, kredi sözleşmesinde yer alan imzaların sanığın ikrarı ve bilirkişi raporuna göre sanığa ait olduğu; ayırca sanık …’ın tanıdığı olan katılan …’ın evinde misafir olarak kaldığı bir gece katılana ait nüfus cüzdanını pantolonunun cebinden alarak onun fotoğrafının üzerine kendi fotoğrafını yapıştırıp bu belge ile Kızılay …bank Şubesi’nden kredi kartı çıkarttığı ve bu kartı kullanarak 300 TL para çektiği, sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olaylarda;
1-… Bank’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanığın … adına düzenlenmiş sahte kimlikle …bank’tan kredi kartı çıkartması eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Sahte nüfus cüzdanı asıllarının ele geçirilememesi ve üzerinde inceleme yapılamaması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ancak sanığın sahte kimliklerle katılan bankalara müracaat ederek bireysel kredi sözleşmesi ile kredi kartı sözleşmesi imzalaması karşısında, iki ayrı özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğunun gözetilmemesi,
b)Sanığın …’a ait nüfus cüzdanına kendi resmini yapıştırarak bu nüfus cüzdanı ile…bank Kızlay Şubesi’nde açtırdığı hesapla bağlantılı olarak üretilen sahte kredi kartını teslim aldıktan sonra, bu kredi kartı ile para çekmesi fiilinin 5237 sayılı TCK’nın 245/3. maddesinde öngörülen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunu’nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkında saklı tutulmasına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.