Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/2264 E. 2017/487 K. 23.01.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2264
KARAR NO : 2017/487
KARAR TARİHİ : 23.01.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işten çıkarıldığını iddia ederek, işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirket çalışan sayısının 30’dan az olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı iş yerinin 2015 yılı 7. ay itibariyle çalışan toplam sayısının 10 olduğu, davalı iş yerinde çalışan sayısının 30’dan az olması nedeniyle işe iade davası açma şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/2 maddesine göre, İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Yine aynı kanunun 18/4 maddesi uyarınca, işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Keza 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 60/2 maddesi uyarınca bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu iş kolundan sayılır.
Özellikle grup şirketlerinde ortaya çıkan bir çalışma biçimi olan birlikte istihdam şeklindeki çalışmada, işçilerin bir kısmı aynı anda birden fazla işverene ve birlikte hizmet vermektedirler. Daha çok yönetim organizasyonu kapsamında birbiriyle bağlantılı olan bu şirketler, aynı binalarda hizmet verebilmekte ve bir kısım işçiler iş görme edimini işverenlerin tamamına karşı yerine getirmektedir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı işyerinde verilen muhasebe, güvenlik, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmiş olması buna örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi bir ilişkide, tüm şirketlere hizmet veren işçiler ile sadece davalı şirkete hizmet veren işçilerin 30 işçi kıstasında dikkate alınması gerekir. İşçi tüm şirketlere hizmet ediyor ise, o zaman tüm şirketlerdeki işçi sayısı dikkate alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece ilk celse SGK’dan gelen kayıtlar değerlendirilerek davalı iş yerinde çalışan sayısının 30’dan az olduğu kabul edilmiş ise de, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu, 2014 yılı Ekim ayı ücret bordrosunda iş yeri unvanı olarak “bilgi- mefar” birleşiminin de yer aldığı, davacının personel kartında aynı birleşim ifadesinin yazılı olduğu, bu suretle davalı iş yerinin dava dışı … iş yeri ile bağı olup olmadığı, aynı yönetime tabi olup, aynı holding çatısı altında yer alıp almadıklarının şirket kayıtları ve ticaret sicil belgeleri getirtilerek araştırma yapılmalı, aynı yönetime tabi olmaları ve aynı faaliyet kolunda olmalarının tespiti halinde çalışan sayısının 30’un üzerinde olup olmamasının buna göre değerlendirilip sonuca gidilmesi gerekirken, mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.