Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/25423 E. 2017/2113 K. 20.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25423
KARAR NO : 2017/2113
KARAR TARİHİ : 20.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R

Davacı vekili, tarafların müşterek murisinden miras kalan 54 ada 11 parsel sayılı taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki bağ evinin vekil edeni tarafından yapıldığını ve çeşitli meyve ağaçlarının vekil edeni tarafından dikildiğini, taşınmazın etrafının tel ile çevrildiğini, taşınmaza çardak yapıldığını, taşınmaz üzerine yapılan bu muhdesatların davacıya ait olduğunun tespiti ile taşınmazın değeri ile muhdesat değerlerinin taşınmaza yaptığı katkı konusunda oran kurulmasını istemiştir.
Davalılardan … vekili; davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan …, duruşmada alınan beyanında; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, … parselde bulunan taşınmazdaki 85 zeytin, 98 şeftali, 2 nektarin, 18 kiraz, 1 vişne, 9 erik, 10 armut, 2 kayısı, 3 incir, 40 asma, 3 ayva, 6 gül fidanı ile aynı taşınmaz üzerinde bulunan 15 m² yığma briket kulübenin muhtesat aidiyetinin davacı … adına tespitine, aynı taşınmazdaki bilirkişi ziraat bilirkişisi … raporunda yaşı 19-21 olarak belirtilen 11 adet zeytin ile 14-16 yaşlarında olan 1 dut yönünden davanın reddine, kuyu bakımı, taşınabilir çardak, çit tel örgü talebinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine,davacının orantı kurma ve değer tespiti taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre tarafların (2) bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır(TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere göre, dava konusu muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatın aidiyetine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrası 2. bentteki “…muhdesat aidiyetinin davacı … adına tespitine …” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “… davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine…” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca ONANMASINA; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.