Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/21478 E. 2017/2335 K. 23.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21478
KARAR NO : 2017/2335
KARAR TARİHİ : 23.02.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın, Dairemiz’in 29.02.2016 gün ve 2015/7369 Esas, 2016/3621 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı 3. kişi vekili; haczedilen mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu, istihkak iddialarının kabulüne, hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile davalı borçlu arasında borcun doğum tarihinden daha sonra muvazaalı bir iş yeri devri söz konusu olduğundan bahisle istihkak davasının reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda işyeri devri işleminin takibe konu çekin cirosundan/borcun doğumundan sonra yapıldığı, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davacı tarafından karinenin aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2015/7369 Esas 2016/3621 Karar sayılı ilamı ile karar onanmış, davacı 3. kişi tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş, bu aşamada vekaletnamesinde davayı kabul yetkisi bulunan davalı alacaklı vekili tarafından 22.03.2016 tarihli dilekçe ile davanın kabul edildiği bildirilmiştir. Davalı alacaklının kabule ilişkin dilekçesinden sonra alacaklının alacaklısı olduğu iddiası ile dava dışı … vekili tarafından 19.09.2016 tarihinde davaya müdahale talebinde bulunulmuştur.
1)-HMK’nun 65. maddesine göre, “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.” Bu itibarla, ancak hüküm verilinceye kadar müdahale talebinde bulunulabileceği dikkate alınarak dava dışı …’un müdahale talebinin reddine karar verilmesi gereklidir.
2)-HMK’nun 310. maddesine göre, feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Mahkemece karar verilerek davadan el çekildikten sonra temyiz veya karar düzeltme aşamasında davanın kabulüne ilişkin beyanda bulunulduğunda, kabul hakkında karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait bulunduğuna göre vaki kabul beyanı hakkında bir

karar verilmek üzere yerel Mahkeme kararının bozulmasına, bozma nedenine göre davacı 3. kişinin karar düzeltme talebinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 2015/7369 Esas 2016/3621 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı 3. kişinin karar düzeltme talebinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.