Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/9220 E. 2017/2617 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9220
KARAR NO : 2017/2617
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, dava konusu 1768 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan 4 odalı kerpiç evin davacı müvekkillerinin babası … tarafından yapıldığını, bu nedenle taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat iddialarının bulunduğunu, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/141 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan 26.04.2016 tarihli duruşmada ve dosyaya verdikleri cevap dilekçesinde de muhdesat iddialarını ileri sürdüklerin ancak duruşmada hazır bulunan …’ün iddialarını kabul etmediğini, diğer davalılar …, … ve …’ın duruşmada hazır olmamalarından muhdesat iddiaları konusunda beyanda bulunamadıklarını sonuç olarak muhdesat iddiaları yönünden ittifak sağlanamadığı için eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar 07.06.2016 hakim havale tarihli cevap dilekçesi ile davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece davalıların, öninceleme aşamasında davayı kabul ettiklerini beyan ettiklerinden, davanın kabulü yönünde hüküm kurulması üzerine; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 312/2 maddesi “Davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise, yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmez.” hükmünü içermektedir.
Davalılar 07.06.2016 hakim havale tarihli dilekçe ile tensip tutanağı tarihinden sonra ve fakat ön inceleme duruşma tarihinden önce davayı kabul etmişler ise de dava dosyasına ekli ortaklığın giderilmesine ilişkin … Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/141 Esas sayılı davanın yargılaması sırasında eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmakla HMK 312/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.

-//-
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.