Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/3426 E. 2017/2652 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3426
KARAR NO : 2017/2652
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı alacaklı 09.11.2015 tarihinde tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 450,00 TL’den 2014 yılı Kasım ayından 2015 yılı Kasım ayına kadarki 12 aylık kira alacağı 5.400,00 TL’nin faiziyle tahsilini istemiş, ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, İcra Mahkemesi’ne başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir.
1)-Davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazları yönünden;
Davacı dava dilekçesinde itirazın kaldırılmasını istemiş olmakla birlikte, takibe yasal sürede itiraz edilmeyerek icra takibi kesinleşmiş olduğundan, davacının itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece farklı bir gerekçeyle itirazın kaldırılması isteminin reddi doğru değil ise de sonucu itibariyle ret kararı doğru olduğundan hükmün gerekçesi açıklanan şekilde değiştirilmek suretiyle davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının Reddine,
2) -Davacı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında 01.09.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak 09.11.2015 tarihinde yapılan icra takibi üzerine ödeme emri davalı borçluya 14.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı yedi günlük yasal itiraz süresinden sonra 28.12.2015 tarihinde İcra Müdürlüğü’ne itirazda bulunmuş ise de, davalı borçlu tarafından itiraz yedi günlük yasal sürede yapılmadığından takip kesinleşmiştir. Davalı borçlu takibe konu edilen kira alacaklarını davacı alacaklıya ödediğini yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Bu nitelikte bir belge ibraz edilmediğinden, kesinleşen takip nedeniyle tahliyeye kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye talebinin reddine kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenle davacı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428 ve İİK.nun 366. maddesi uyarınca tahliyeye hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.