Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2623 E. 2014/18454 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2623
KARAR NO : 2014/18454
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’nin halası olan katılan …’a diğer sanık …’ı eşi olarak tanıttıktan sonra yüzbaşı olduğunu söylediği, …’ın da …’nin annesi …’nın borcundan dolayı içeri alındığını, nezarette olduğunu, 5.000 TL paranın yatırılması halinde kurtulacağını, asker olduğu için emniyete kimliğini bıraktığını, onların da kendisine itimat ettiklerini, saat 10,00’a kadar bu paranın yatırılması gerektiğini belirterek para istedikleri, ertesi gün katılan …’ın 5.128,00 TL’yi sanıklara verdiği, birkaç gün sonra sanık …’ın, İzmir’e imza atmaya gideceğini söyleyerek katılan …’dan 350,00 TL daha para aldığı, daha sonraki günlerde de Tunceli’de şehitleri olduğunu, ona gideceğini hiç parasının kalmadığını belirterek katılanın 350,00 TL daha para vermesini sağladığı; ayrıca sanıkların katılan …’ın evinde bulundukları sırada katılanlar Sezai ve…’yu işe aldırabileceklerini söyledikten sonra, ertesi gün sanık …’ın katılan …’ın evine gece giderek Sezai’nin 1 Nisan’da Dokuz Eylül üniversitesinde devlet memuru olarak işe başlayacağını, bunun için 1.050,00 Avro gerektiğini belirttiği, ertesi gün katılan … ile babası katılan …’ın tanık …’in evine gittikleri, katılan …’nin burada sanık … de olduğu halde ikametgah belgesi ile 1.050,00 Avro’yu verdikten sonra sanık …’ın parayı zarfa koyarak arkasına el yazısı ile “1 Nisan’da Dokuz Eylül Üniversitesinde devlet memuru olarak işe başlayacağımdan dolayı evrakları …’ya verdim” diye yazarak imzalattığı ve katılanlardan bir takım belgeler istediği, bir hafta kadar sonra ise, katılan …’ye…’nun sabıkasının çıktığını söyleyerek sildirebileceğini belirttiği, bunun için katılan …’den 600,00 TL para istediği ve 2 gün sonra da katılan …’nin sanık …’nin evine giderek sanık …’ye 600,00 TL daha para verdiği, sanıkların paraları aldıkları halde vaatlerini yerine getirmedikleri anlaşıldığından, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, her iki hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “360’şar gün”, “450’şer gün”, “375’er gün” ve “7.500,00’er TL” terimlerinin çıkarılarak yerine, sırasıyla “5’er gün”, “6’şar gün”, “5’er gün” ve “100,00’er TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.