Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/1661 E. 2017/2570 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1661
KARAR NO : 2017/2570
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, vekil edeni aleyhine işçilik alacakları ve faizinin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz etmeleri üzerine itirazın iptali için dava açıldığını, kıdem tazminatı yönünden 7.520,74 TL, ihbar tazminatı yönünden 1.155,50 TL ve faiz yönünden 2.190,66 TL’na ilişkin itirazın iptaline karar verildiğini, karar sonrasında icra takip dosyasında yapılan 29.04.2013 tarihli hesabın ilama uygun olmadığını, asıl alacak olarak fazla istemin bulunduğunu ve uygulanan faiz oranları ile faiz miktarının fazla olduğunu ileri sürerek hesaplamanın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, 29.04.2013 tarihi itibariyle dosya borcunun 15.247,97 TL olarak kabulüne, yapılan ödemelerin İcra Müdürlüğü’nce dikkate alınmasına karar verilmiş; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İcra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine kıdem, ihbar tazminatı ve işlemiş faizin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili için 18.05.2009 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davası sonucunda Ankara 1. İş Mahkemesi’nin 13.07.2010 tarih 2009/632 Esas 2010/435 Karar sayılı ilamında “…kıdem tazminatı yönünden 7.520,74 TL, ihbar tazminatı yönünden 1.155,50 TL ve faiz yönünden 2.190,66 TL’na ilişkin itirazın iptaline takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine…” karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, itirazın iptali kararı ile itiraza uğramış alacakların takip tarihi itibari ile istenebilir olduğuna karar verildiğinin kabulü ile faizin takip tarihinden itibaren hesaplanması gerekir. Mahkemece, faizin başlangıcının takip tarihi olduğu dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle faiz miktarının belirlenmesi gerekirken karar tarihinden faiz hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.