Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/23898 E. 2014/21315 K. 16.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23898
KARAR NO : 2014/21315
KARAR TARİHİ : 16.12.2014

Kamu malına zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın 5237 sayılı TCK 152/1-a, 31/3 ve 62 ve 50/1-c. maddeleri gereği 6 ay 20 gün hapis cezası netice itibari ile “katılan kurumun uğramış olduğu 25,00 TL zararı tazmin suretiyle giderilmesi tedbirine çevrilmesine” yaptırımı ile cezalandırılmasına dair Nazilli 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2012 tarihli ve 2011/173 esas, 2012/157 sayılı karar lehine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/10/2013 gün ve 2012/151799 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 18/11/2014 gün ve 2013/29303 Esas 2014/19125 sayılı kararıyla hükmün Onamasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 18/11/2014 gün ve 2013/29303 esas 2014/19125 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Olay tarihinde Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta olan suça sürüklenen çocuğun ihtiyacı için B blok personel tuvaletine götürüldüğü, çocuğun götürüldüğü yerde lavabo taşına yumrukla vurarak lavaboyu yere düşürüp kırdığı; suça sürüklenen çocuğun ikrarı, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 50/1-b maddesine göre; kısa süreli hapis cezasının, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesi tedbirine çevrilebileceğinin hüküm altına alındığı, aynı yasanın, malvarlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşamasında dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanunun 50/1. maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanıma olacakken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-b maddesi uyarınca 25 TL olan mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c hükmü uyarınca takdir edilen seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmemesi halinde, mahkemece başka bir tedbire hükmedilmesi gerekirken, yasaya aykırı olarak aynı kanunun 50/6. maddesi gereğince hapis cezasının tamamaen ya da kısmen infazına karar verileceği hususunun ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından ” TCK 50/6 maddesi gereğince SSÇ ye hüküm kesinleştikten sonra C.Savcılığınca yapılacak tebligata rağmen 30 günlük süre içerisinde seçenek yaptırımı gereklerinin yerine getirmeye başlamaması halinde verilen hapis cezasını kısmen yada tamamen infazına karar verileceği hususunun ihtarına” kısmının çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.