YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2717
KARAR NO : 2014/18498
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması,Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Özel belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesinde,
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran kişilerin haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nun 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun,Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi ,nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir.Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın,sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa,dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir.Fil,sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır.Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanığın, araç satın almak amacıyla Antalya ilinde faaliyet gösteren …Koç Otomotiv Tic.ve San. A.Ş. Antalya temsilciliğine başvurduğu, satın almak istediği araç bedeli olarak da müşteki …. ‘ den taşıt kredisi almak amacıyla adli emanetin 2008/3317 sırasında kayıtlı 24.05.2006 tarihli kredi sözleşmesini imzaladığı, katılan …‘nun da sözleşmeyi kefil olarak imzalayacağını belirterek … Koç Otomotiv Tic.ve San. A.Ş. Antalya temsilciliğinde filo satış danışmanı olan tanık …‘dan sözleşmeyi elden aldığı, bu tanığın sanığı önceden tanıması nedeniyle suça konu sözleşmeyi kefile imzalattıktan sonra kendisine getirmesi talebini uygun gördüğü, sanığın bir süre sonra suça konu taşıt kredisi sözleşmesinde kefil bölümünde sahte olarak … adına imzalanmış biçimde taşıt kredi sözleşmesini tanık …‘a işleme konulması için verdiği, bu suretle müşteki … Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri A.Ş.’ den toplam 52.500 TL kredi aldığı olayda, eylemin banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.