Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5891 E. 2014/21419 K. 17.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5891
KARAR NO : 2014/21419
KARAR TARİHİ : 17.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 03.06.2009 tarihi yerine sehven 05.06.2008 tarihi yazılmışsa da, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, asansör kurulum ve bakım işini yaptığı, Belediye Başkanlığı’nın … sanayi sitesi iş merkezinin asansör yapım işini … ilinde faaliyet gösteren ….San.Tic.Ltd.Şti.’ne verdiği,… asansör firmasının da asansör yapım işini alt yüklenici olarak sanığa devrettiği, sanığın yüklendiği işin sonucu olarak iş merkezine asansör kurduğu, çalışır hale getirdiği ve Belediye Başkanlığı’na teslim ettiği, teslimden sonra sanık ile belediye başkanlığı arasında servis bakım sözleşmesi düzenlendiği, bu arada asansörde arıza meydana gelince servis bakım sözleşmesinin gereği olarak sanığın arızayı gidermesi için iş merkezine çağrıldığı, sanığın mevcut arızayı gidermek için iş merkezine geldiği, asansör ana kartında arıza olduğunu söylediği, ana kartın garanti kapsamında değiştirileceğini söyleyip yanına alarak götürdüğü, ancak daha sonraki günlerde ana kartı getirip yerine takmadığı gibi yenisiyle de değiştirmediği, şikayetçi belediye başkanlığı tarafından yapılan incelemede, sanığın ayrıca asansörün sürgülü kapısını da söküp götürdüğünün belirlendiği, bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayet dilekçesi, bakım sözleşmesi ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
1-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/1.maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “TCK 53.madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması ile temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.