YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/99
KARAR NO : 2017/1944
KARAR TARİHİ : 23.02.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki taviz bedelinin iadesi istemiyle açılan davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde;…Adalar ilçesi, …sokağında kain ve tapu kaydına göre 8 pafta, 56 ada, 7 parsel sayılı 251,50 m2 miktarındaki ana taşınmazda yer alan 150/700 arsa paylı 4 nolu çatı katındaki dairenin 3. kişilere satış işlemi sırasında tapu kaydında yazılı olan …nedeniyle 23.10.2010 tarihli dekont ile 9.180 TL. taviz bedeli ödemek zorunda kalındığını, oysa … gayri sahih vakıf olması nedeniyle taviz bedeline tabi olmadığını, davalı idareye ödenmiş olan 9.180 TL. taviz bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili idareye ödenmiş olan taviz bedelinin bir gayrimenkul mükellefiyeti olduğunu, taşınmaz ile sıkı sıkıya bağlı bulunduğunu, taşınmazın tamamı ortadan kalkmadıkça, mutasarrıfının yeni malik de olsa bu mükellefiyetten kurtulmasının söz konusu olamayacağını, kaldı ki 5737 sayılı Vakıflar Kanununa göre vakfın türüne bakılmaksızın vakıf şerhini taşıyan tüm taşınmazların, taviz bedelinin ödenmesi gerekeceğini beyanla yasal dayanaktan yoksun olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı taraf vekillerince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm , davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre; ”
1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. ” şeklinde, düzenlenmiştir.
Somut olayda; mahkemece yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine 1.320 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.101,60 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1 Nolu bent gereğince davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2 Nolu bent gereğince davalı vekilinin vekalet üçretine yönelik temyiz itirazlarının kabulüne; hüküm kısmının 4. bendinde yer alan “1.101,60 TL maktu ücreti vekaletin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davalıya verilmesine ” ibaresinin çıkartılarak yerine “ karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca 1.320,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.