Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5611 E. 2014/21351 K. 16.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5611
KARAR NO : 2014/21351
KARAR TARİHİ : 16.12.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Somut olayda; Balıkesir barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, Erdek Belediyesi bünyesinde sözleşmeli avukat olarak görevli olduğu dönemde, alacaklı … vekili sıfatı ile borçlu katılanlar … ve … haklarında 7.687,40 TL kira alacağının tahsili için Erdek İcra Müdürlüğü’nün 2004/863 sayılı dosyası üzerinden takip başlattığı, bu takip kapsamında katılanlardan borca karşılık 30/08/2004 vade tarihli 1.500 TL bedelli, 25/12/2005 vade tarihli 6000 TL bedelli ve 25/12/2005 vade tarihli 1.000 TL bedelli olmak üzere toplam 8.500 TL bedelli üç adet senet aldığı, bu senetleri vadesinde tahsil ederek katılanlara iade ettiği halde, tahsilatı dosyasına ve müvekkili belediyeye bildirmeyerek Erdek Belediyesi’nin aynı kira alacağına istinaden katılanlara yeniden ödeme emri göndermesine sebebiyet verdiği, bu şekilde belediye adına tahsil ettiği senet bedellerini uhdesinde tuttuğu anlaşılmakla; sanığın eyleminin zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “37 gün”, “30 gün” ve “600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “6 gün”, “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.